Erman Öner yazdı: Budapeşte’den Verona’ya bir İtalya turu masalı

Herhangi bir bisiklet yarışı için tasarlanan en zorlu rotalara sahiptir Giro d’Italia, diğer bir deyişle İtalya Bisiklet Turu. Parkurlar öylesine zorludur ki, 1914’te her etapta ortalama 18 saat sele üstünde geçiren 81 bisikletçiden yalnızca sekizi yarışı tamamlayabilmiştir.

Aynı zamanda ilk ve tek kadın bisikletçiyi bünyesinde barındıran Büyük Tur da Giro olmuştur. Alfonsina Strada 59 erkek rakibinin başaramadığı bir şeyi başarmış ve 1924’te yarışı baştan sona tamamlamıştır.

Ve bisiklet tarihinin en büyük rekabetini körükleyen de yine Giro’dur. İki İtalyan Fausto Coppi ve Gino Bartali arasındaki rekabet Fransa Turu’nda da yoğundu ama 1940 Giro’da öyle bir seviyeye ulaşmıştır ki birbirlerinin taraftarlarından korunmak için koruma tutmalarını gerektirmiştir.

1909’da ilki düzenlenen ve tuğla ustası Luigi Ganna’nın kazandığı Giro, iki Dünya Savaşı dışında her yıl düzenlendi. Kadim yarışın bu yılki 105’inci edisyonu ise Macaristan’ın başkenti Budapeşte’den start aldığında takvim yaprakları 6 Mayıs’ı gösteriyordu. Aradan geçen 23 günde yarışçılar Verona’ya kadar yaklaşık 3.500km pedal çevirirken toplamda ise 50.000 metrenin üzerinde irtifa topladılar. 

Tüm bu çarpıcı rakamlara karşın, İtalya Bisiklet Turu’nun Macaristan’da ne işi var dediğinizi duyar gibiyim. 

Tanıtım ve turizm aracı

Son yurt dışı başlangıcını Kudüs, İsrail’den 2018’de veren yarışın ülke sınırları dışına çıkan ziyaretleri hem organizatör RCS hem de yarışın tanıtımı açısından oldukça karlı anlaşmalar. Elbette madalyonun bir de öbür yüzü var.

Giro’da yarışabilecek seviyede herhangi bir pro takımı olmamasına rağmen, Macaristan’ın sezonun ilk büyük turuna ev sahipliği yapmak istemesinin ve bu uğurda cebinden milyon dolarlar çıkartmasının nedeni bisiklet sporunun karakteristik özelliklerinde saklı.

Doğası gereği yol bisikleti yarışları kapalı alanlarda değil, aksine caddelerde, sokaklarda, şehirlerarası yollarda koşulan yarışlardır. 100 kilometreyi aşkın etaplar saatlerce süren canlı yayınlarla birleşince bir şehrin ya da bölgenin tanıtımı için biçilmiş kaftan haline gelir yol bisikleti yarışları. Giro’nun üç günlük Macaristan macerası da tanıtım ve turizm kapsamında ele alınınca anlamlı. Zira, Tuna Nehri kıyılarındaki Budapeşte’den start alan 176 sporcudan yalnızca üçünün Macar olduğunu hatırlatalım.

Köklü bir bisiklet mirasına sahip olmaması, yarışa ve bisiklet sporuna olan sevgisini sunmak isteyen Macar taraftarlar için bir engel değildi. Giro d’Italia’nın Macar topraklarından geçtiği üç etapta da coşkulu kalabalıklar yol kenarlarını adeta pembeye boyarken, sporcuları yüzlerinde memnuniyet ifadesi ile ana karaya uğurladılar. 

Genel klasman şekilleniyor

Macaristan’dan Sicilya’ya uçakla giden ekipler bir günlük dinlenme gününün ardından yarışa dağlık bir etapla İtalya’dan “Merhaba” dedi. Menüde Etna Yanardağı olsa da, organizatörler bu sefer insaflı davranmıştı ki volkanik dağın zirvesine daha yumuşak bir çıkıştan tırmanıldı.
Genel klasman anlamında ilk seçkin yarışın 9’uncu etabında yaşandı. 1600 metreyi aşan yükseklikteki Apeninlerin en yüksek ikincisi zirvesi Blockhaus, taş-ev anlamına gelen adının hakkını vererek bisikletçilerin bacaklarını ilk ciddi sınava tabi tuttu.

Gün sonunda Richard Carapaz, Jai Hindley, Romain Bardet, Joao Almeida ve Mikel Landa gelecek etaplarda takip edilmesi gereken olağan şüpheliler olarak dikkat çekiyordu.

Şampiyonu Fedaia belirledi

Giro organizasyonu bu yıl bir farklılık yaparak zorlu dağ etaplarını son haftaya sakladı. Amaç yarışın sonları gelirken heyecanı artırmaktı belki ama sondan bir önceki güne birinci Richard Carapaz ile ikinci Jai Hindley arasında üç saniye ile girileceğini herhalde kimse tahmin edemezdi.
Giro’nun 19’uncu etabında yarış bir kez daha İtalya sınırlarını aştı ve Slovenya’ya uğradı. Günümüz bisikletinin iki büyük yıldızı Tadej Pogacar ve Primoz Roglic’in ülkesi, Giro pelotonunu II. Dünya Savaşı’nın izlerini taşıyan Kolovrat tırmanışında ağırladı.

Bir sonraki gün koşulacak 20’nci etapta San Pellegrino üstüne Passo Pordoi ve son olarak bitiş noktası Passo Fedaia’nın çıkılacak oluşu bisikletçilerin Kolovrat’ı ağırdan almasına sebebiyet verirken tahmin edildiği üzere havai fişekler 20’nci etapta patladı.

Her ne kadar genel klasman iddialıları arasında hareketlenmenin yarışın erken safhalarında başlaması beklense de günün son tırmanışı Passo Fedaia’da Jai Hindley’nin güçlü atağı onu takip edemeyen Ekvatorlu Carapaz’ın pembe mayo hayallerini sonlandırırken yarışa da nokta koyuyordu. 

2020’de lider mayoyu son gün zamana karşıda kaybeden Bora-hansgrohe’nin 26 yaşındaki Avustralyalı bisikletçisi Hindley böylelikle üç saniye dezavantajla başladığı günü noktaladığında zaman farkını lehine 1’ 25”ye çıkarmıştı.

Hindley Verona’daki son etaba üzerinde lider mayoyla çıktığında etabın iki yıl önceki gibi yine bir zamana karşı olması herhalde kaderin cilvesi olsa gerek.

Tek fark ise bu sefer Jai Hindley zamana karşı bisikletinden indiğinde Giro d’Italia’nın ilk Avustralyalı şampiyonu olmuştu. Podyumun ikinci basamağında Richard Carapaz, üçüncülükte ise İspanyol Mikel Landa yer aldı.

Giro İstanbul’dan mı başlayacak?

Son dönemde yabancı bisiklet basınında bir haber sıklıkla zikredilir oldu. Velonews’de yayınlanan haberde tıpkı bu yıl gibi 2023’te de Giro’nun yurt dışından başlanmasının gündemde olduğu belirtilirken, aday ülkeler arasında Belçika, Fas, Slovenya ile birlikte Türkiye’nin de adı geçiyor. Hatta haberde biraz daha detaya inilerek ilk etabın İstanbul’dan start alacağı bile ifade ediliyor. Türkiye Bisiklet Federasyonu’nun bu konuya yanıtı ise “Görüşme olmadı” yönünde.

De Gendt’in Giro “Z Raporu”

Giro d’Italia’ya Türkiye Turu ile ülkemiz yollarında hazırlanan ve Giro’nun 8’inci etabı Napoli-Napoli’de kaçışla etap galibiyetine ulaşan Lotto Soudal’in 35 yaşındaki deneyimli yarışçısı Thomas De Gendt bisiklet dünyası içerisinde sosyal medyayı en aktif kullanan sporcuların başında. Yarış sona erdikten günler sonra takipçilerine Giro’ya dair bazı rakamlar veren Belçikalı tırmanışçı, bu paylaşımıyla aslında bisiklet sporunun ne denli zor bir branş olduğunu da gözler önüne sermiş oldu.“3859km/104saat 36dakika bisiklet üzerinde harcanan zaman. Otobüste/arabada 3150km/70 saat geçirilen zaman. 3 uçuş. 1 feribot. 99296 kcal yakımı ve alımı. 50378m irtifa kazanımı. 20 farklı otel. 1 etap galibiyeti ve bacaklarda hala ağrı.”

‘Bisikleti tabana yayacağız’

Dünya Bisiklet Günü’nde sporcular ile buluşan Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, “Bisikletin ulaşım aracı olarak da gündelik yaşam tarzının bir parçası olmasını hedefliyoruz” diye konuştu.

Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, 3 Haziran Dünya Bisiklet Günü’nü sporcular ile bisiklet sürerek kutladı. Bisikletin tabana yayılması noktasında önemli atılımlara imza attıklarını kaydeden Bakan Kasapoğlu, “Bu spora teşvik etme ve bu anlamda sporcularımızı destekleme yönünde yoğun çabalarımızı var” dedi.

Bisiklet kullanımının Türkiye genelinde yaygınlaştırılması adına çalıştıklarını belirten Bakan Kasapoğlu, “Bisikletin ulaşım aracı olarak da gündelik yaşam tarzının bir parçası olmasını hedefliyoruz. Federasyonumuz, spor kulüpleri ve yerel yönetimler önemli paydaşlarımız. Üniversite kampüslerinde bisiklet kullanımı önemli hedeflerimizden birisi” diye konuştu.

Türkiye’nin ilk olimpik veledromunun tamamlandığını kaydeden Gençlik ve Spor Bakanı şöyle devam etti: “Önümüzdeki günlerde bu tesisin açılışını yapacağız. Veledrom, 5. İslami Dayanışma Oyunları’nda yer alacak. Bu gelişmeler, bisikletle ilgili bilincin güçlenmesi, sporcularımızın performanslarının üst seviyelere çıkarılması adına yaptığımız gayretleri ortaya koyuyor.”

‘Anlamlı günde genç arkadaşlarımızla bir araya gelmenin mutluluğunu yaşıyoruz’ diyen Bakan Kasapoğlu konuşmasını, “Özellikle Kadın Bisiklet Takımı ile ilgili federasyonumuzun çalışması var. Kadınıyla, erkeğiyle bisikleti özendirecek, bisiklet kullanımını teşvik edecek projelerimizle inşallah el birliğiyle daha ileri noktalara geleceğiz” sözleriyle noktaladı.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*