Murat Ülker kitabı Aldonlar’ın hikayesini anlattı

Murat Ülker, 26 Haziran’da raflarda yerini alan Aldonlar isimli kitabının hikayesini anlattı. Instagram sayfasından paylaştığı gönderi ile kitabın yazılma hikayesini anlatan Ülker, şunları söyledi:

“TAM 9 GÜN SÜRDÜ”

“Covid-19’la evlere kapanıp, biraz da bunaldıktan sonra bir gün whatsapp grubumuzdan arkadaşlarıma mesaj attım “Atlantik”i geçelim mi” kontenjan gereği “Evet” diyen ilk 4 arkadaşımla böylece Pendik’ten başlayıp, Antigua’ya dek devam eden maceramız başladı. Atlantik geçişi ise tam 9 gün sürdü ve sonrasında bu anıyı “Aldonlar” ismiyle kitap olarak basıp merak edenlerle paylaşmak istedik.

@aycaderinkarabulut’la @kafadergisi’ne bir de röportaj gerçekleştirdik, kendisine çok teşekkür ederim. Bir kısmı aşağıda, dergide, blogumda ve Linkedin’de. G-Force’un adını siz koymuşsunuz. Kitapta da bu katamaranın ağzından kendi hikâyesini okumak çok keyifli olmuş.

Fikir sizden mi çıktı?

Evet, tüm teknelerin adını ben koyuyorum. İlk bindiğimde kuvvetli rüzgârın etkisiyle bir yarış arabası gibi ileri atmıştı kendini, -yani ayaktaysanız sallar, oturuyorsanız geriye yapıştırır-bu güçten çok etkilendim.

“G BANA GODİVA’YI HATIRLATIYOR”

Ve bu kuvvetinden dolayı G-Force demek hoşuma gitti ama aynı zamanda G bana Godiva’yı da hatırlatıyor. 6 Ocak’ta katamaranın güvertesinde buluştuğunuzda ölen olursa denize atılıp atılmayacağını bile konuşmuşsunuz. Hiç korkuya kapıldığınız oldu mu? Birisi ölürse “eve mi götüreceğiz denize mi atacağız?” diye konuştuk. Sanırım herkes denizi tercih eder çünkü alternatifi içini boşaltıp ceset torbasıyla buzluğa koymak. Benim aklıma korkmak hiç gelmiyor. Nedenini bilmem. İhtimalleri düşünürüm ama o olduktan sonra da olmuş geçmiş demektir zaten.

En unutamadığınız anı hatırlıyor musunuz bu yolculukta?

Islak çamaşır kokusu…Çünkü ıslanan kıyafetlerimizi kurumadan giymek zorunda kalıyorduk, biz giydikçe yeniden ıslanıyordu. Yatağım da hep ıslaktı. Su sızdırmaz lombozdan dalgalar içeri giriyordu. Yolculuk ekibiniz kimlerden oluşuyordu? Grubumuz bendeniz Murat, İletişim Profesörü @ali_atif_bir, Antika Arabalar Derneği Başkanı @durgutberberoglu, en gencimiz Sabık Banker Abdullah Tuğ (63) ve en yaşlımız Avukat @aydogansemizer (83) diye beş benzemez ve renkli kişiden oluşuyordu.

Şimdi bir mesaj atsanız aynı gruba, sizce tüm bu zorluklara rağmen yine gelirler mi?

Ben giderim. Ama bakalım onlar ne der… Gel, deneyelim. (Bu sırada Murat Bey, mesaj atıyor ve cevaplar geliyor: Aydoğan Bey: Geliyorum! Ali Atıf Bir: Gelirim! Durgut Bey: Hemen, hazırım! Abdullah Bey: Tabii ki!) Şahane! Aldonlar bu işi çok sevdi demek ki…

Aldonlar demişken bu ismin hikâyesi nedir?

Aldonlar, Öz Türkçe kırmızı elbiseliler demek. Rahmi Koç’un kitabında okumuştum: Atlantik’i geçen denizciler yıpranan yelkenden kendilerine kıyafet yaparlarmış ve öyle gezerlermiş ki onları gören Atlantik’i geçtiğini anlasın. Biz de o yüzden kendimize bu ismi verdik.

Bu yolculuk size toplam kaç paraya mal oldu? Masrafınız neydi? Ve değdi mi?

Yel üfürdü su götürdü! Aslında cari masrafımız hariç pek ekstra masrafımız olmadı. Jeneratör için sadece 40litre mazot kullandık. Ve tabii değdi. Bu yolculuğun bana en büyük maliyeti şu oldu: Hayatımda ilk defa 9 gün boyunca hiç çalışmadım.

patronlardunyasi.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx